Logo
Eylül 08, 2010, 01:30:35 ÖS
 
Yeni mesaj varToplam Mesaj Sayısı: 165
Yeni mesaj varToplam Konu Sayısı: 129
Yeni mesaj varToplam Üye Sayısı: 365
Yeni mesaj varSon üye: Tuğçe.
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Güzel Bir Hikaye  (Okunma Sayısı 482 defa)
Mayıs 20, 2009, 08:19:54 ÖÖ
öğretmen
Moderator
Newbie
*****
Mesaj Sayısı: 6


E-Posta
« : Mayıs 20, 2009, 08:19:54 ÖÖ »

DOSTLUK İPİ

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş 

 makinesi ve Küçücük bir dükkânı varmış.

Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama

Pek az para kazanırmış.

Çok soğuk bir kış gecesi dükkânı kapatırken

elektrik Sobasını açık unutmuş ve çıkan

yangın onun felaketi olmuş. Artık

Ne bir işi varmış ne de parası. 
 
 

Günler boyu iş aramış ama bulamamış. 

Yük  taşımış,Bulaşıkçılık yapmış,  yine de 

Evinin Kirasını ödeyecek kadar para   

Kazanamamış. 
 
 

Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir

  Bavula  sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini.   

Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki   

Parktan başka gidecek yeri yokmuş.   

Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. 
 
 

Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta

Otururken, kocaman bir araba yanaşmış  kaldırıma. 

Arka kapıyı açmaya çalışan Şoförü kızgınlıkla yana itmiş 

  arabadan inen yaşlı adam,   

'Yalnız bırakın Beni, parkta dolaşırsam  belki  sinirim geçer'   

diye söylenmiş.Zengin bir  işadamı olduğu her 

halinden belli  olan ihtiyar, birkaç   

Adım attıktan sonra bankta  titreyen  terziyi görmüş. 
 
 

Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle.

Birden siniri Geçiveren ihtiyar, 

'Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur,   

Ona nasıl  yardım etsem acaba?'   

diye düşünmeye başlamış.   
 

Oysa terzinin düşlediği  paltonun

sıcaklığı değilmiş.

O, çok kalın Ve kaliteli bir kumaştan üretilen  bu

paltonun sahibine hiç de

Yakışmadığını ve onun vücuduna

uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. 
 
 

Yaşlı işadamı terzinin yanına yaklaşıp,   

'Ne o evlat, bu ayazda parkta   

Donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim'   

 deyince, 'Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece 

bu paltonun size göre  olmadığını   

Düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi 

olduğunuzdan şişman  göstermiş' 
 
 

Diye yanıt vermiş terzi.   

Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli  şaşırmış. 

Çünkü o da  üzerindeki   

Paltoya onca para ödediği halde   

 Kendisine  bir türlü yakıştıramıyormuş.
 
 
 

'Soğuktan titrerken nasıl böyle bir

şeye dikkat edebiliyorsun?'   

 Diye soran yaşlı adam,

'Ben terziyim'

yanıtını alınca

'Benimle

Gel, hayat hikâyeni yolda anlatırsın'

diyerek arabaya  bindirmiş. 
 
 

Bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki

dönüm noktası olmuş.

Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz

kalmasına çok üzülen

İyiliksever yaşlı adam, terziye  bir dükkân

açmasına yetecek kadar para

Vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi

giysilerini bu genç adamın

Dikmesiymiş. 
 
 

Terzi yeniden bir işe hem de  kendi işine başlamanın

heyecanıyla deliler

Gibi çalışmaya başlamış. Bu  arada yaşlı işadamı da

desteğini esirgemiyor,

Onu kendi çevresinden zengin kişilerle

tanıştırarak yeni siparişler

Almasını sağlıyormuş. 
 
 

Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş,

sonra da pek çok ünlü

Marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık

'ünlü işadamı'

diye anılır olmuş.

Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş.

Terzi çok büyük bir iş

Bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş

ve uçağa yetişmesine

Az bir  zaman varmış.
 
 
 

Biraz sohbet ettikten sonra   

Yaşlı adam birden fenalaşmış,  kalp krizi geçiriyormuş. 

Hemen bir   

Ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmış.

Yeni  işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği   

İçin uçağa yetişmiş. 
 
 

Yaşlı  adam krizi atlatmış ve uzun sure hastanede yatmış,

bir yandan da Sadece bir  kez telefon ederek   

durumunu soran terziyi bekliyormuş.   

Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan   

oraya koştururken   

bir  türlü yaşlı adamı  ziyarete gidememiş. 
 
 

Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş 

ki bu sefer de utancından yaşlı adamın

Kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra 

terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış.

Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış   

ve  elinde kala kala yine   

küçücük bir dükkân kalmış. 

Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş

hemen nerede hata yaptığını

sormak için. Son derece kırgın olan 

ihtiyar yine de onu kabul  etmiş 

ama  anlatacağı öyküyü dinledikten

sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. 
 
 

Ve başlamış anlatmaya:

'Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. 

Ormandaki bir kulübede 

Yaşar  ve   odun keserek hayatını  kazanırmış. 

Bir gün kulübesinde   

Yangın çıkmış ve bu  yangın bütün ormanı kül etmiş.

O çevrede kimse ona 

  güvenip iş  vermeyince,  çıkınını alan oduncu,   

eşeğine binip yola  koyulmuş. 
 
 

Ağaçların arasında yürürken birinin  kendisine

seslendiğini duymuş.Başını  kaldırınca konuşanın

bir bülbül olduğunu görmüş.

Bülbül ona

'Senin haline  çok üzüldüm, şimdi öyle

Bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı   

söylemeye

Başlayacak, sen de onunla gösteriler

yapıp çok para kazanacaksın' 
 
 

Demiş. Gerçekten de eşek  birbirinden güzel şarkılar  söylemeye   

Başlamış.

Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı 

söyletiyor ve  herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş.

Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün

Yine  bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım

İsteyen sesini duymuş oduncu.   
 
 

Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek   

Üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama

 gösteriye gitmemeyi, onca   

Parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına

bakmadan  kaçmış oradan. Gösteri   

başladığında  ise eşeği her zamanki gibi

güzel şarkılar söylemek yerine 

Sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış.

Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan   

izleyicilerin elinden   

Canını zor kurtarmış.   

İşte o zaman bülbül ölünce

büyünün bozulduğunu anlamış. 
 
 

Ben de  senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün,

büyü de o yüzden

Bozuldu.  Keşke  güzel giysiler dikerken

dostluk ipliğini

Koparmasaydın...'

Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi,

çünkü söyleyecek bir

Sözü  yokmuş... 
 
 

DOSTLUK İPLERİNİZİ

KOPARMAMANIZ DİLEĞİYLE.......

Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Oranj By Burak